Şimdi Arayın:
Günümüzde siber suçlular, yalnızca banka hesaplarını veya kişisel verileri değil, masum vatandaşların telefon numaralarını da birer suç aleti olarak hedef alıyor. “Arayan Kimliği Sahteciliği” (Caller ID Spoofing) yöntemiyle, sizin ruhunuz bile duymadan numaranız üzerinden onlarca kişi dolandırılabilir. Bir sabah kendinizi “Nitelikli Dolandırıcılık” dosyasında “şüpheli” sıfatıyla savcı karşısında bulduğunuzda, sadece “ben yapmadım” demek yeterli olmayacaktır. Bu karmaşık dosyaların seyrini değiştirecek olan tek şey, dijital izlerin teknik ve hukuki bir süzgeçten geçirilmesidir.
1. Arayan Kimliği Sahteciliği (Spoofing) Nedir?
Dolandırıcılar, internet tabanlı telefon sistemlerini (VoIP) kullanarak, aradıkları kişinin telefon ekranında herhangi bir numarayı gösterebilirler.Numara kopyalama dolandırıcılığı diye de tabir edilen bu sistem, aslında numara kopyalama işlemi değildir. Bu, tıpkı bir mektubun üzerine gönderici kısmına başkasının ismini yazmak gibidir. Suçlu, bir panel üzerinden sizin numaranızı sisteme tanımlar; mağduru aradığında mağdurun ekranında sizin numaranız belirir. Mağdur dolandırıldığında ise şikayetçi olacağı tek veri, ekranında gördüğü o numaradır.
2. HTS ve STH Kayıtları Arasındaki Uçurum: Savunmanın Temeli
Bir ceza dosyasında masumiyetinizi ispatlamak için karşınıza çıkan iki tür kayıt dökümü vardır. Bu iki veri seti arasındaki çelişki, dosyanın anahtarıdır:
- GSM (HTS – Historical Traffic Search) Kayıtları: Sizin fiziksel SIM kartınızın ve telefon cihazınızın (IMEI) hangi baz istasyonuna bağlı olduğunu, hangi koordinatlarda bulunduğunuzu ve gerçekte kimlerle sinyal alışverişi yaptığınızı gösteren “parmak izi” niteliğindeki kayıtlardır.
- STH (Sabit Telefon Hizmetleri) Kayıtları: Genellikle internet tabanlı (VoIP) aramaların dökümüdür. Dolandırıcılar bir panel üzerinden sizin numaranızı “maske” olarak kullanarak arama yaptıklarında, bu arama STH listesinde sizin numaranızla ilişkilendirilmiş olarak görünür; ancak sizin fiziksel telefonunuzun HTS kayıtlarında bu arama hiçbir zaman yer almaz.
İspat yükü nedir sorusu burada hayati önem taşır. Eğer savcılık makamı sadece mağdurun beyanı ve STH kayıtlarına dayanarak bir iddianame hazırlarsa, savunma makamı olarak bizlerin HTS kayıtları ile bu verilerin örtüşmediğini teknik olarak mahkemeye sunmamız gerekir.
3. “Bezeq”, “Verscom” ve Uluslararası Gateway Detayı
Eğer dosyanızdaki STH listesinde Bezeq, Verscom, Omantel, Tata Communications gibi yabancı operatör isimleri geçiyorsa, bu durum savunmanız için “altın” değerindedir. Bu ibareler, aramanın Türkiye’deki bir baz istasyonundan (Turkcell, Vodafone, Türk Telekom) değil, yurt dışı kaynaklı bir internet sunucusu üzerinden şebekeye “enjekte” edildiğini ispatlar. Bu, suçun dijital bir maskeleme yöntemiyle işlendiğinin en somut kanıtıdır.
4. Zaman Çakışması: Teknik Olarak İmkansızlık İlkesi
Savunmanın en sarsılmaz kalesi **”zaman çakışması”**dır. Bir cep telefonu hattı, doğası gereği aynı anda iki farklı protokol üzerinden sinyal yayamaz.
- Senaryo: İddia edilen dolandırıcılık araması 14:30:15 saniyesinde yapılmış olsun.
- Kanıt: Eğer siz aynı saniyelerde (veya çok yakın saniyelerde) kendi telefonunuzdan eşinizi, iş arkadaşınızı aradıysanız veya bir mobil uygulama üzerinden veri trafiği (internet kullanımı) gerçekleştirdiyseniz, suçun sizin tarafınızdan işlenmediği tescillenmiş olur. Bir telefon hattı, aynı saniyede hem yerel bir baz istasyonundan gerçek görüşme yapıp hem de uluslararası bir internet geçidi üzerinden sanal arama gerçekleştiremez.
5. Protokol Farkları: SS7 ve SIP Arasındaki Savaş
Dolandırıcılar genellikle SIP (Session Initiation Protocol) adı verilen internet protokolünü kullanırken, gerçek telefon aramaları SS7 (Signaling System No. 7) altyapısı üzerinden yürür. Adli bilişim incelemesinde, aramanın hangi protokol üzerinden sonlandırıldığı tespit edilirse, numaranın kopyalanıp kopyalanmadığı kesin olarak ortaya çıkar. Bu detay, mahkeme heyetine bir hukukçu tarafından teknik bir dille anlatılmalıdır.
Örnek Vaka Analizi: Sahte Numara ile Yapılan 200.000 TL’lik Vurgun
Olay: Müvekkil adayı, hiç tanımadığı bir kişinin kendisi hakkında “beni arayıp kendisini polis olarak tanıttı ve paramı aldı” şikayetiyle gözaltına alınmıştır. Mağdurun telefon dökümünde gerçekten de müvekkilin numarası görünmektedir.
Strateji: Dosya kapsamında BTK’dan gelen STH ve HTS kayıtları karşılaştırılmıştır. Aramanın bir yurt dışı VoIP paneli üzerinden yapıldığı, arama anında müvekkilin telefonunun ise Konya’daki kendi evinin baz istasyonundan sinyal aldığı ve o sırada bir yakınıyla konuştuğu tespit edilmiştir.
Sonuç: Mahkemeye sunulan teknik rapor ve zaman çakışması analizi neticesinde, müvekkilin numarasının “spoofing” yöntemiyle kopyalandığı tescillenmiş ve müvekkil hakkında beraat kararı verilmiştir.
Sonuç: Dijital İzler Yalan Söylemez, Ancak Doğru Okunmalıdır
Sonuç: Bilişim suçları dünyasında masum bir vatandaşın “şüpheli” haline gelmesi saniyeler sürer. Ancak dijital dünya, her ne kadar maskelense de geride mutlaka teknik bir iz bırakır. Bu tür dosyalar sadece hukuki bilgiyle değil, derinlemesine teknik analizle, baz istasyonu haritalarıyla ve protokol farklarının doğru yorumlanmasıyla kazanılır. Eğer numaranızın bir dolandırıcılık suçuna karıştığından şüpheleniyorsanız, teknik ve hukuki verileri birleştiren profesyonel bir destek almanız hayati önem taşır.
Yazımız sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Her olay farklı durumlar arz etmektedir.
Ayan Hukuk Bürosu-Avukat Anıl AYAN Konya